Netanyahu’nun yardımcısı: Özür dilemeyeceğiz

21 Temmuz 2011 Yazan admin  
Kategori Siyaset

İsrail Başbakan Yardımcısı Moşe Ya’alon, Mavi Marmara katliamından dolayı Türkiye’den özür dilemeyeceklerini söyledi. Ya’alon, özür dilemenin sorumluluğu üstlenmek anlamına geleceğini, İsrail’in ise sorumluluk almak istemediğini vurguladı.

Aynı zamanda Stratejik İşler Bakanı olan Ya’alon, Türk yetkililerle üç kez bir araya gelerek ilişkilerin normalleştirilmesini görüştüklerini hatırlattı. Ya’alon, Türkiye’nin özür beklediğini fakat kendilerinin buna hazır olmadığını söyledi. İsrail Başbakan Yardımcısı, “Sorumluluk üstlenmek anlamına gelecek hiçbir özre zihnimde yer yok.” dedi.

Moşe Ya’alon’un Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile Avrupa’da bir araya geldiği biliniyordu. Ya’alon, yine de bakanlar kurulu içinde görüş ayrılıklarının bulunduğunu belirterek, kararın gözden geçirilebileceğini ima etti.

Türkiye’den özür dilenmesi fikrine özellikle Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman’ın karşı çıktığı biliniyor. İsrail hükümeti, olayda 9 Türk vatandaşının hayatını kaybetmesinden duyduğu üzüntüyü dile getirmek istiyor. Ya’alon bunu yapmaya hazır olduklarını söylese de Ankara bu tür bir açıklamanın yeterli olmadığını daha önce açıkça ortaya koymuştu.

“BDP diktatörlük istiyor!”

16 Temmuz 2011 Yazan admin  
Kategori Siyaset

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili Ömer Çelik, ”Demokrasi diyenlerin terörle aralarına mesafe koymadıkları sürece demokrasi taleplerinin hiçbir ciddiyeti olmaz” dedi.

Çelik, Diyarbakır’ın Silvan ilçesindeki terörist saldırıda şehit olan Jandarma Uzman Çavuşlar Mustafa Güney ve Gökhan Yıldırım’ın cenaze törenine katılmak üzere geldiği Adana Havalimanında partililer tarafından karşılandı.

Çelik, VIP Salonu çıkışında terörist saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada, Adana’nın çok kısa zaman içinde 3 şehit verdiğini, bu saldırılarla ilgili birkaç şeye dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Bu tip saldırıların neredeyse 10 yıllık bir zaman diliminden beri, hep belli bir zamanlamayla yapıldığını ifade eden Çelik, şöyle konuştu:

”Türkiye ne zaman yeni bir atılım aşamasına gelse, ne zaman dış veya iç politikada ivme kazansa, Türkiye’nin yeniden bir atılım yapması söz konusu olsa, bu tip saldırılar gerçekleşiyor. Türkiye şu anda dış politikada güçlü adımlar atıyor, iç politikada hepimizin özlemi olan anayasa yapım süreci var. Bu saldırı bu bakımdan manidar. Seçimden yeni çıktık. Türkiye’de yeni bir iklim var, yeni uzlaşma arayışları var. Yine bu saldırı bunu da sabote etmeye yönelik olarak gerçekleşiyor. Bu saldırılar, yeni seçimden çıkmış bir ülkede, oluşmuş yeni siyasi zeminleri sabote etmeye dönük saldırılar olarak önümüze geliyor.”

Çelik, Türkiye’nin hukuk devletinin imkanlarını, özgürlükleri gerçekleştirme açısından çok yüksek standartlara sahip bir konumu bulunduğunu belirtti.

Terör saldırılarının bu şekilde düzenlenmesinin artık Kürt sorunuyla ya da demokrasi talebiyle ilgisi olmadığını anlatan Çelik, bu saldırıların arkasındaki amaçları başka yerlerde aramak gerektiğini bildirdi.
Çelik, saldırının ardından yapılan açıklamalara da dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:
”Burada dikkat etmemiz gereken bir şeyler var. Bu şehitler, bu ülkede hepimizin huzur ve barış içinde yaşamamız için canlarını feda ettiler. Candan daha aziz bir şey yoktur. Onlar en değerli varlıklarını feda ettiler. Dolayısıyla onların bu hatırasına sahip çıkarak açıklamalarda dikkatli olmak gerekir. Toplumun bir kısmını, diğer kısmına kışkırtacak birtakım açıklamalar yapmaktan özenle kaçınmak gerekir. Bu, terörün amacına hizmet eder.

Bir de herkesin kendisini sorgulaması gerekir. Demokrasi, hukuk mücadelesiyle terör yan yana durmaz. Demokrasi diyenlerin terörle aralarına mesafe koymadıkları sürece demokrasi taleplerinin hiçbir ciddiyeti olmaz. Demokrasi talebinin ciddiye alınması için terörle araya mesafe koymak temel bir ilke haline gelmiştir. Terör saldırıları her zaman Türkiye’yi demokratikleşme, çağdaş dünyayla entegrasyon çabalarından uzaklaştırmak üzere yapılır. Bu saldırılar karşısında Türkiye eski günlere asla dönmeyecektir. Milletten daha kudretli kimse yoktur, bugünleri de aşacağız. Şehitlere rahmet, ailelerine, yakınlarına, tüm Adanamıza baş sağlığı diliyoruz.”

-DEMOKRATİK ÖZERKLİK AÇIKLAMASI-
Çelik, gazetecilerin demokratik özerklikle ilgili soruları üzerine, ”Demokratik özerklik kavramının, BDP’nin, DTK’nın ya da KCK’nın kullandığı şekliyle başındaki demokrasi kelimesiyle hiçbir ilgisi yok. Bu Stalinist bir özerklik tanımı” dedi.

Bunun başta Kürt vatandaşlar olmak üzere ülkenin bir kısmına diktatörlük getirme çabası olduğunu vurgulayan Çelik, şunları söyledi:

”Biz demokratik özerklik, dünyada bunun uygulanma modelleri nedir, çok iyi biliriz. Bu uygulama modellerine baktığımızda bile ben şunu söyledim; Türkiye’nin eksiği demokratik özerklik değildir. Türkiye’nin eksiği demokratikleşme standartlarının yükseltilmesidir. DTK’nın açıkladığı, KCK ve BDP’nin desteklediği haliyle demokratik özerkliğin çağdaş dünyadaki ile ilgisi yok. Bu ülkemizin bir kısmında diktatörlük kurma çabasıdır. Stalinist bir özerkliktir. Özellikle Kürt vatandaşlarımıza demokrasi perdesi altında sistematik bir zulüm yönetimi kurma çabasıdır. Dolayısıyla bu aziz milletin bunlarla, bu süreçlerle hiçbir şekilde ilgisi olmayacaktır. Farklılıklarımız var, bu farklılıkların içinde bir milletiz biz. Ama hiç kimse terör yoluyla ya da bu tip dayatmacı demokratik özerklik projeleri yoluyla milletin manevi iklimine müdahale edemez. Bu tartışmalar hele de terörist saldırıların gerçekleştirildiği akşam bu açıklamanın yapılması zaten neye hizmet ettiğini, hangi maksadı hedeflediğini gösteriyor.”

PKK’yı hiçbir zaman desteklemedik

16 Temmuz 2011 Yazan admin  
Kategori Siyaset

ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, terör örgütü PKK’yı hiçbir zaman desteklemediklerini ve her zaman kınadıklarını söyledi.

Clinton, CNN Türk televizyonda katıldığı programda, soruları yanıtladı. Diyarbakır’da PKK’nın saldırısı sonucu 13 askerin şehit olmasına ilişkin görüşleri sorulan Clinton, Türkiye ve ABD’nin pek çok ortak değer ve kaygıları paylaştığını belirterek, “ABD, Türkiye’yi terörizmi ortadan kaldırması için çok güçlü bir şekilde desteklemiştir. Geçen günkü korkunç saldırı tarafımızdan kınandı” dedi.

Demokrasilerde farklı görüşlerin de yer alacağını anlatan Clinton, demokratik sürecin sağlıklı işlemesi için bu fikirlerin sahiplerinin şiddeti reddetmeleri ve şiddetle ilgilerinin kesildiğini duyurmaları gerektiğini belirterek, “Barışçı protestolar ve politikaya katılma bir yanda, bir yandan da şiddet, bu ikisinin arasındaki farkı ayırdetmek çok önemli” dedi.

Clinton, ABD’nin PKK’ya karşı duruşu açısından Türk halkında bazı şüphelerin olduğu ve “ABD’nin PKK’yı desteklediği ya da yeterli derecede PKK’yı durdurmak için çaba göstermediği” yönünde eleştirilerin bulunduğunun sorulması üzerine, “Bu kesinlikle yanlış bir şey. Herhalde biz yakın işbirliğimizi tarif etmek için çok daha yeterli çabalar göstermeliyiz. Türk askeri kesimleriyle desteklerimiz, istihbarat desteklerimiz, birlikte çalışmamız son derece önemli aşamalar kaydetmiştir” diye konuştu.

Ellerine ne zaman bir istihbarat geçse hemen Türkiye’ye ilettiklerini kaydeden Clinton, Türk yetkililerin ABD hedeflerine yönelik Ankara’da bir komployu ortaya çıkarmaları dolayısıyla da teşekkür etti.

ABD’nin PKK’yı teröristler listesine aldığını ve çok sert bir şekilde kınadığını ifade eden Clinton, “Açıkça bir şekilde söylemem lazım PKK’yı hiçbir zaman desteklemedik, PKK’yı her zaman kınadık. Ve Türkler üzerine yönelik herhangi bir şiddet olayını şiddetle kınıyoruz” diye konuştu.

Bir katılımcının “Kürt sorununa, Kıbrıs’ta sunulan Annan Planı tarzında bir çözüm öneriniz var mı” sorusuna da Clinton, “Türk hükümetine saygımız ve desteğimiz devam ediyor. Hükümetin, Türkiye’de yaşayan Kürt halkına yönelik politikalarını destekliyoruz. Bunun yanı sıra demokratik olarak seçilmiş Irak hükümetini de destekliyoruz. Oradaki Kürt politikalarını da destekliyoruz” diye cevap verdi.
Politik süreçleri mümkün olduğu kadar açmak gerektiğini kaydeden Clinton, kültürlerarasında var olan farkları da hoşgörüyle karşılamak gerektiğini dile getirdi.

Demokratik toplumlarda şiddet ve terörizmin kabul edilemeyeceğini vurgulayan Clinton, “Türkiye’deki Kürtler, kendilerinin Türkiye’nin tam bir parçası olduklarını hissedebilirler ve diğer taraftan da kendileri için önemli olan Kürt kimliğini de muhafaza etmek isteyebilirler. Buradaki çizginin şiddet ve terörizm noktasında çizilmesi lazım” dedi.PKK'yı hiçbir zaman desteklemedik

BDP Diyarbakır’da 13 askerin şehit olmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı.

15 Temmuz 2011 Yazan admin  
Kategori Siyaset

BDP Diyarbakır’da 13 askerin şehit olmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı.

BDP Diyarbakır’da 13 askerin şehit olmasıyla ilgili olarak ‘Başbakanlık soruşturma başlatsın, otopsi raporları kamuoyuyla paylaşılsın’ açıklamasını yaptı.

Yapılan açıklamada ‘haksız yere hedef gösteriliyoruz’ denildi.

PKK’ya yakınlığı ile bilinen Fırat Haber Ajansı ‘TSK kendi askerlerini bombaladı. Bombalamanın ardından yangın çıktı’ iddiasını gündeme getirmişti. 

BDP Diyarbakır’da 13 askerin şehit olmasıyla ilgili olarak açıklama yaptı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde 13 askerin şehit edilmesiyle ilgili olarak, ”Hepimizi milletçe üzen bir olay oldu. Ve terör örgütü PKK ne kadar samimiyetsiz olduğunu, ne kadar kötü niyetlerle donanımlı olduğunu hep bildiğimiz bir örgüttü. Yine böyle bir uygulamasını ortaya koymak suretiyle siyasi uzantılarıyla da ne kadar farklı bir süreci işlettiklerini de ortaya koydular. Çok açık ve net söylüyorum, bu kötü niyetli davranışlar bizden hiçbir yerde iyi niyet beklemesinler. Onlar da siyasi uzantıları da. Kürt kökenli vatandaşlarım azınlık statüsünde değildir. Biz geldiğimizden bu yana 3 şeyi başardık. Ret politikalarını yok ettik, inkar politikalarını yok ettik. Asimilasyon politikalarını da yok ediyoruz. Dikkat ederseniz seçim öncesi bir ifade kullandım. Bu ülkede artık Kürt sorunu yoktur. Bu ülkede PKK sorunu vardır. Kürt kökenli vatandaşlarımın da sorunları vardır. O sorunların çözümünde yine en büyük katkıyı bugüne kadar biz verdik. Bundan sonra da biz vermeye devam edeceğiz” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP’nin demokratik özerklik ilanına ilişkin olarak, ”Bu onların kendi çalıp oynadıkları bir tezdir. Bu ülkede demokratik özerkliği olmayan kimse yoktur. Hiçbir zaman AK Parti ve iktidarı onların bu gayri samimi tekliflerine bir pazarlığa oturacak değildir. Bu yaptıkları da bizi hiçbir zaman pazarlık masasına çekecek değildir. Eğer bunlar bir barışı istiyorlarsa, talep ediyorlarsa yapacakları tek bir şey vardır. O da şudur: Bir defa terör örgütü silahı bırakacaktır. Silahı bırakmadıkları zaman ne operasyonlar durur ne de bu süreç daha farklı bir noktaya doğru gider. 780 bin kilometrekare üzerinde kesinlikle herhangi bir ameliyata, operasyona müsaade etmeyeceğiz, etmeyiz. Bu bir. İki, bizim tek millet anlayışımız üzerinde farklı yaklaşıma hiç bir zaman müsaade etmeyiz” dedi. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde 13 askerin şehit edilmesiyle ilgili olarak konuştu.


Chat Chat
Zirve100 Toplist