En İyi Seks Saati
Bu zamanda yapılan seks çiftlerin gününün iyi geçmesini sağlıyor, ayrıca bağışıklık sisteminin güçlenmesine yarıyor.
ABD’de yapılan bir araştırmaya göre, sabah yapılan seks, çiftlerin gününün iyi geçmesini sağlıyor, ayrıca bağışıklık sisteminin güçlenmesine yarıyor. Bunun nedeni, sevişme sırasında salgılanan ‘oksitosin’ hormonu. Bilim adamları, sabahın erlen saatlerinde seks yapanların daha sağlıklı ve mutlu olduğunu söylüyor.
Uzmanlar, sabahları yapılan seksin mutluluk hormonu oksitosini tetiklediğini, böylece çiftin gün boyunca daha aşk dolu ve bağlı hissettiğini ifade etti. Ayrıca, kendini daha güzel ve daha güçlü hissedersin. Sabah seksi, vücuda bağışıklık kazandıran bir antikor olan IgA seviyesini arttırıyor. Doyuma ulaşınca östrojen seviyesi yükselir; bu da saç ve cildin dokusunu iyileştiriyor.
Kaynak:İvillage
Mutlu ve sağlıklı ilişkinin sırrı burada!
İlişkiye yapılan ufak tefek hatalar mutluluğunuza gölge düşürebilir.
İşte mutlu ve sağlıklı bir birlikteliğin temellerini atmanızı sağlayacak 9 öneri..
1) Sırlarınızı ilişkinin başında paylaşmayın
Kadınlar sırlarını hoşlandıkları erkekle paylaşarak partnerlerine kendi hayatlarını, sorunlarını ilk zamanlarda açarak yakınlıklarını mevcut durumdan daha ileri boyuta taşımak isterler ve eğer beni olduğum gibi kabul ediyorsa o doğru erkektir sonucuna varırlar. Ancak hiçbir erkek ilk zamanlarda kurulan bu yakınlığa ve bilgi yüklemesine hazır değildir.
Öneri: Konuşmadan önce birkaç kez düşünmek hata yapmamızın önüne geçer. Psikologların konuyla ilgili önerisi ise karşı tarafın duymak isteyeceği şeyleri söylememiz.
2) İlişkide patron olmayın
İlişkide her şeye karar vermek karşı tarafın işini kolaylaştırmaktan ziyade partnerinizin kendisini zayıf hissetmesini sağlar.
Öneri: Kadın veya erkek kimse bir ilişkide sürekli emir altında olmayı kabul edemez zira bu durum insan doğasın aykırıdır. Bu nedenle karşı tarafa güvenmek ve saygı duymak bir hayatı paylaşmanın en önemli koşuludur.
3) Dürüst olun
İlişkilerde kadınlar bir süre sonra “artık beni eskisi gibi sevmiyorsun, beni artık önemsemiyorsun “şeklinde söylenmeye başlar. Erkeklerin böyle durumlarda partnerlerini geçici olarak sakinleştirmeleri ile ilişkide sular durulurken aslında işlerin yolunda gitmediğinin 2 tarafta farkında değildir. Erkekler sorunu çözmek yerine anı kurtarmanın peşindedir. Kadınlar ise, asıl söylemek istedikleri “bu ilişkide kendimi güvende hissetmiyorum, senin için vazgeçilmez olduğumu düşünmüyorum” demek ve herseyi dürüstce ifade etmek yerine olayı trajedik bir boyuta taşımayı tercih ediyorlar.
Öneri: Karşılıklı olarak sergilenen samimiyetsiz tavırlar ilişkinin bitişini hazırlar ve duygusal bir krizin aslında haberciliğini yapar. Partnerimize karşı dürüst olmak ve onunda duygularını açıkça belli edebilmesini sağlamak 2 tarafında ne istediğini bilmesini sağlar.
4) İlişkinize cinsel cazibenizle yön vermeye çalışmayın
Fiziksel şartlar gözönüne alındığında her ne kadar kadınlar erkekler kadar güçlü olmasa da, cinsellik söz konusu olduğunda daha kuvvetli bir konuma kavuşurlar. Bu pozisyonlarını isteklerini elde etmek için kullanırlar. Her ne kadar bu durumun ahlaki boyutu yıllarca konuşulabilecek bir konu olsa da unutulmaması gereken bir erkeğin duygusal bağlarla kurulmamış bir ilişkide partnerine saygı duyması son derece zordur.
Öneri: Erkek arkadaşınızla yaşamak istediğiniz cinselliğin asıl nedeni onu istemek mi yoksa ele geçirmek mi olduğunu bir kez daha düşünün. Eğer kafanızda soru işaretleri varsa geri adım atmanızda ve ne istediğiniz ona dürüstçe dile getirmekte fayda var.
5) İlişkinizin başında sevgilinize güvenmek için bekleyin
İlişkinin başında sevgilinizle e-posta şifrelerinizi, kredi kartlarınızı paylaşmak sizin açınızdan bakıldığında ona ne kadar güvendiğinizin göstergesi olsa da bu durum sizi mağdur edebilir.
Öneri: Duygusal hiçbir ilişkide güven verilmez, kazanılır kuralını hayatınız boyunca unutmayın. İlişkinizle ilgili evinizin anahtarını vb özel hayatınızla ilgili ayrıntıları ne zaman paylaşmanız gerektiğini gösteren bir çizelge hazırlamak işiniz kolaylaştırabilir.
6) Pahalı hediyelerle sorunlarınızı maskelemeyin
Erkek arkadaşınıza pahalı hediyeler almak veya maddi sıkışıklığına çözüm yolu olarak kendi maddi birikiminizi kullanmanız sizin cömert olduğunuzu göstermez. Kadınlar anaç yapılarından kaynaklı olarak bu tarz tavırlar sergilemekte ve bu tavırlarını sevgilerinin ifadesi olarak sıfatlandırmaktadır. Unutmayın, pahalı hediyeler ilişkide ki sorunların örtülmesinden başka bir şey değildir, kendinizi kandırmayın.
Öneri: Pahalı hediyeler almadan önce bir kere daha düşünün ve bunu yapmaya sizi hangi sebeplerin ittiğini anlamaya çalışın.
7) İlişkinizin başında gelecek planları kurmayın
Kadınlar bazen sadece haftaya yapılması gerekenlerin ötesinde planlar yaparak anı yaşamanın keyfini kaçırırlar. İlerde yaşamak istediğiniz ev, çocuğumuz kız olursa ismi bu olsun şeklindeki planlar, aslında istedikleri hayata kavuşamayacakları korkusundan kaynaklanır. Unutulmaması gereken şey kimse planlara uymak zorunda değil, haftaya ve sonraki haftalara ait olması ve yapılması gereken planlar oluşturmak ilişkiyi boğmaktan öteye gitmez.
Öneri: Hayatı stresten uzak ve anı anına yaşamaya çalışın. Planlar yapmaktan değil erkek arkadaşınızla keyifli anlar yaşamaktan zevk almaya çalışın. Eğer bunu yapamıyorsanız ilişkinizi, ne istediğinizi ve ne yaptığınızı gözden geçirin.
Partnerinizin kahramanı olmaya çalışmayın
Kadınlar partnerleri için vazgeçilmez olma yolunun onların sorunlarını çözebilen tek insan olmaktan geçtiğini zanneder.
Öneri: Sevgilinizin sorunlarını çözmek istemek tabiiki iyi niyetli bir davranıştır ama eğer buna direniyorsa ona yapabileceğiniz en iyi şey kendisini bir terapiste yönlendirmektir.
9) Partnerinizle ilgili gerçekçi hayaller kurun
Kadınlar bir ilişkiye başladıklarında partnerlerinin her konuda kendilerinin destekçisi olacağı gibi boş ümitlere kapılabilmektedir.
Öneri: Partnerinizle ilişkiden ve ondan ne beklediğiniz gerçekçi bir şekilde konuşun, kendi hayatınıza sahip çıkın, onsuz da mutlu olduğunuz alanlar oluşturun.
Kaynak:Leyditürk
Aşkı Artıran Ufak Jestler
El ele tutuşmayı, odanın bir ucundan sevgilinizin bakışını yakalamayı ve ona “Bebeğim” demeyi ilişkinizin gidişatını belirleyen önemli unsurlar olarak görmüyor olabilirsiniz.
Son dönemde yapılan yeni bir araştırma, aşk hayatındaki küçük jestlerin inkar edilmeyen gücünü ortaya koyuyor.
Onu övün: Arkadaşınızla dışarı çıktığınızda,arada sırada yaptığı ve sizin hoşlandığınız bir şeyden bahsedin.Örneğin çok güzel kokteyl yapıyor veya salonunuzdaki o büük koltuğu kolaylıkla kaldırıyor olabilir. Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi’nde yayımlanan bir araştırma, birbirlerini öven çiftlerin diğerlerine kıyasla uzun vadede daha mutlu olduğunu gösteriyor.
Rutininizi değiştirin: Birlikteyken televizyonun karşısında tembellik yapmaktan hoşalnıyor olabilirsiniz.Bunun yerine,yemek masasında oturup yaptığınız spagetti sosundan,o gün ofiste yaşadıklarnızdan veya tatil planlarınızdan konuşun.Otomotik pilota bağlanıp hergün aynı şeyleri yapmaktan vazgeçtiğinizde birlikteyken her anın keyfini çıkarabildiğinizi göreceksiniz.Bu da,aranızdaki bağın kuvvetlenmesi için yepyeni fırsatlar doğuracaktır.
Onunla ilgili birşeyler keşfedin: Ve sonra bunları onunla paylaşın.Örneğin yıllar önve yaptırdığı dövmesinin hikayesini anlatmasını söyleyin.
Bakışını yakalayın: Bunu kalabalık bir oortamda yapın ve sonrasında gülümseyin ya da göz kırpın. Bu bir anlık olay, her ne kadar yalnız olmasanızda sizi birbirinize yakınlaştıracaktır.
Güzel haberleri şatafatlı bir şekilde kutlayın: Ona sarılın, ayrıntıları anlatmasını isteyin. Kaliforniya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, en mutlu çiftlerin birbirlerine destek olmakla kalmayıp ikisinden birini başına güzel bir şey geldiğinde gerçek bir ilgi ve heyecanla dinlediklerini gösteriyor.
Ona meydan okuyun: Arabaya veya asansöre kadar yapacağınız yarış sizi yakınlaştırır. Stony Brook Üniversitesi’nin bir araştırmasına göre uyarıcı durumlar çiftlerin birbirlerine daha fazla tutkuyla aşık olmasını sağlıyor.
Ona gerçekten teşekkür edin: Eğer yatak odanızı boyarsa, bir teşekkür olarak en sevdiği yiyeceklerden oluşan bir atıştırma tabağı hazırlayabilirsiniz.
Kavgada tansiyonu düşürün: Kişilik ve Sosyal Psikoloji Dergisi’nde yayımlanan bir araştırma, tartışmanın en ateşli anında ona takma adıyla seslenmenin iki tarafı da sakinleştirdiğini gösteriyor. “Bebeğim seninle tartışmaktan hiç hoşlanmıyorum” gibi şeyler söyleyebilirsiniz. Şunu unutmayın ki, tansiyonu düşürmeyi becerebilen çiftler, bir anlaşmazlığı çabucak çözüp kısa sürede barışabiliyor.
Boynuna masaj yapın: Onunla yan yana yürürken boynuna dokunarak o bölgeye küçük küçük masajlar yapın.Bu,hem aranızda hızlı bir yakınlık kurar hem de ona nekadar şanslı bir erkek olduğunu düşündürür.
Komik bir fıkra öğrenin: Gündüz ondan ayrı olduğunuzda akşam için bir hazırlık yapın ve komik bir fıkra öğrenin.Benzer espri anlayışına sahip çiftler, ilişkilerinde çok daha fazla tatmin duygusuyaşıyorlar.
Evini toplayın: Biz ne kadar ev işi yapmaktan hoşlanmıyorsak,erkeklerde bundan okadar nefret edeyorlar. Bu konuda onun üstüne gitmeden evini temizleyin. Artık kokmaya başlayan çöpünü atın, evin dört bir köşesine yayılmış boş içki şişelerini toplayın, çoraplarının çiftlerini bulun ve buzdolabındaki zamanı geçmiş yiyecekleri atın. Kolombiya Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, başına kakmadan ona yardım eli uzatmanızın moralini yükseltip size olan hislerinin yoğunluğunu artıracağını gösteriyor.
“Eğer?”oyunu oynayın: Sırayla biribirinizin şöyle sorular sorun:”Milli Piyango’dan 10 milyon lira kazansan ne yapardın?ve ya “Sadece beş günü kaldığını öğrensen ne yapmak isterdin?”
Oyun oynayın: O yıkanırken banyodan bornozunu kaçırın.Bu tip eğlenceli eylemler aranızdaki duyguları yoğunlaştırır.
Birlikte gürültü çıkarın: Aranızda şakalaşırken onu halını üstüne çekip güreşmeye başlayın. Üstüne çıkın, küçük küçük ısırın gıdıklayın ve her yerini öpücüklere boğun. Stoony Brook Üniversitesi’nde yapılan araştırma,adrenalini artıracak hareketlerin aşkın gücünü de artırdığını gösteriyor.
Ona uğurlu iç çamaşırları alın: Üzerinde çok fazla afasını yorup stres yaptığı büyük toplantı öncesinde ona uğur getireceğine inandığınız bir iç çamaşırı hediye edebilirsiniz.
En iyisi olmasına yardım edin: Eğer hep Japonca öğrenmek istemişse, iPod’una başlangıç derslerini yükleyin. İlişki uzamanları buna Michelangelo efekti adını vermiş. Tıplı heykeltraşların bir kaya parçasına şekil vermesi gibi iyi çiftler de birbirlerinin en iyi yönlerini ortaya çıkarmalıdırlar.
Her fırsatta: Onun ne kadar muhteşem bir erkek olduğunu dile getirin. Gün ortasında ona “Muhteşem bir sevgilisin çünkü kahvemi nasıl içmekten hoşlandığımı biliyorsun” yazan bir e-posta yollayın. Washington Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, hisleri yazıya dökmenin ilişkiyi olumlu yönde etkilediğini ortaya çıkarmış.
Haftasonu gazetenizi: Elinize aldığınız, ona en sevdiği eki verin.
Parlaması için ona fırsatlar sunun: Her hafta arkadaşlarıyla düzenledikleri halı saha maçlarından birine siz de gidin. Orta sahada ne kadar başarılı olduğunu gördükten sonra bir hafta sonu futbol topunu da alarak pikniğe gidin. Ona birkaç pas atarak hünerlerini size sergilenmesine ve başarısıyla böbürlenmesine izin verin. Eğer şarap zevki konusunda onun üstüne kimseyi tanımıyorsanız, doğum günü partiniz için içkileri onun seçmesini isteyebilirsiniz.
Onu süzün: Oturup sohbet ederken durun ve onu izleyin.hareketlerini takip edin. Sesinin tonunu dileyin. Onun hakkında sevdiğiniz şeyleri içinizden saydığınızı bilmesine gerek yok. Ayakkabılarını bağlama şekli size komik geliyor veya bir şey hoşuna gittiğinde ağzının kenarı hafifçe yukarı doğru çıkıyor ve siz buna bayılıyor olabilirsiniz. Onu mutlu ve sevgi dolu bir şekilde izlemeniz ne kadar sevildğini hissedecektir. Siz bazı şeyleri dile getirmeseniz bile, o sizi anlayacaktır.
Kendisini herhangi bir sebepten dolayı: Kötü hissettiğinde ona en hoşlandığı şeyi yapın. Hiç beklemediği bir anda ona masaj yapmaya başladığınzda “iyi misin?” ya da “sorun ne aşkım?” gibi kimi zaman yorucu olabilecek soruları sormanıza bile gerek kalmayabilir. Ama dokuşunuzla onu ne kadar rahatlatmak istediğinizi anlayacağından emin olabilirsiniz.
Kalabalık içinde birlikte yürürken: Vücudunuzun etrafına sardığı kolunu sizi daha sıkı bir şekilde kavraması için yönlendirin. Bu, onun içindeki koruyucu erkeği ortaya çıkarmasına yardımcı olacaktır.
Onu arkadaşlarınızla: Ofistekilerle ya da ailenizle tanıştırırken, başarılarını mutlaka konuşmanın arasına sokuşturun. Eğer bir önceki hafata sonu maratona katıldıysa, bundan övgüyle bahsedin veya mezun olduğu okulu üstüne basarak söyleyin. Hayranlığınızı belli etmeniz onu çılgına çevirecek.
Kaynak:Askmen
Erkeklerin Bayıldığı Kız Tipleri
Bayan şirin: Her zaman pozitif düşünen, neşeli görünen bayan şirin zekidir. Her zaman mutlu görünür ve erkekler onunla ciddi bir gelecek düşünmeye başlar. Genelde çok güzel olmasada şirinlikleriyle baş döndürücüdür.
Bayan eşit: Bu tip kadınlar gerçek feministtirler. radikal erkeklerin nefret ettiği türde olmayan bu kadınlar, “erkeklerle eşit haklara ve maaşa sahibiz ama hala bir erkek benim için hesap ödemek zorunda” diye düşünür. Bu kadınlar erkeklerle hep aynı çizgide durmak için hiçbir fırsatı kaçırmazlar ve zekilikleriyle erkekleri cezbederler. Birliktelik, ilişkilerde sorumluluk gibi konularda yüzde 50 yükün kendilerinde olması gerektiğini düşünürler.
Bayan seksi: Bunlardan biriyseniz çok şanslısınız. Bayan seksi erkekleri ve seksi sever, sınırları yoktur. Seksi erkeğe karşı kullanacak bir araç olarak görmez. Psikolojik ve duygusal problemler çıkartmaz ve kendine güvenir. Bu nedenle bir çok kadın ondan nefret eder ama erkekler onu sever. Çünkü özgür ruhludur ve seks hakkında dürüstçe hareket eder.
Bayan en iyi arkadaş: Bayan şirin ile bayan en iyi arkadaş birbirine yakın özellikler taşır. Birlikte olduğu kişiyle aynı Tv programını izler, aynı yerlere gitmekten hoşlanır. Onunla 5 dakika vakit geçirdiğinde erkek onu yıllardır tanıyormuş gibi hisseder. Her zaman yanında, şakalarına gülen ve aradığında ‘merhaba’ diyen zeki bir kadını kim istemez? Buna rağmen bir erkek seks konusunda aynı şeyi düşünüp düşünmediğini de bilmeli.
Bayan açıksözlü, dürüst: Bu kadın tipi nasıl konuşacağını bilir. Erkekler böylece beyin okumaya ihtiyaç duymaz, çünkü bu kadınlar isteklerini ve duygularını açıkça dile getirir.
Bayan özgür: Bu tür kadınları bulan erkekler kendilerine ayıracak çok zaman bulurlar. Bu kadınlar hayatlarında bir erkek olsun isterler ancak hayatlarında fazla onlara gereksinim duymazlar. Problemlerini çözmek veya suçlamak için bir erkeğe ihtiyacı yoktur.
Bayan liman: En kötü anlarda bile erkeğe güven verir. Erkeği sarıp sarmalar, kendini rahat ve gübende hissetmesini sağlar. Güvenilir ve koruyucudur.
Bayan kişilik: Harika biridir. Girdiği ortamlarda dikkat çeker, insanları kendine çeker. Etkileyici ve zekidir. Kişiliğinin farkında olması oldukça çekicidir. Erkekler onunla birlikte olduklarında kendilerini ona bırakmak ister.
Bayan az ilgi isteyen: Bu kadınlar çok çok nadir bulunur. Çoğu modern kadından farklıdırlar. Bir erkeğin ne kadar parası olduğuyla ilgilenmezler, sizden birşeyler beklemezler. Eğer bir erkek bu kadına rastlarsa hayatı boyunca onunla yaşayabilir.
Bayan doğru: Birçok erkek yanında güzel bir kadın ister. Onu destekleyen, diğer erkeklere karşı kollayan bir kadın ister. Eğer yaşına, statüsüne, görünüşüne bakmaksızın bir kadın bir erkeği mutlu ediyorsa erkek aradığını bulmuş demektir.
Kaynak:Askmen
Evlenmekten Korkuyor musunuz?
Yüzyıllardır kutsal kurum olarak adlandırılan evlilik, çoğu insanın hayallerini süslerken, kimileri için de ciddi bir korku kaynağı. Özellikle metropol hayatı ve uzun yıllar yalnız yaşamak evlilik korkusunu tetikliyor. Hatta bu konuda kaygı yaşayan çiftler mutlu beraberliklerini evlilik aşamasında sonlandırabiliyor. Peki, evlilik kutsal bir bağ mı yoksa sadece ilişkiyi yürütmek adına sorumluluk almak mı? Evlilik sezonuna girdiğimiz bu aylarda Reem Nöroloji Merkezi’nden Uzman Nörolog Mehmet Yavuz, evlilik korkusu hakkında tüm merak edilenleri anlattı.
Evlilik korkusu nedir?
Uzman Dr. Mehmet Yavuz’a göre evlilik korkusu, kişinin çevresinde ve ailesinde yaşadığı olumsuz evlilik örneklerinden edindiği bilgiler doğrultusunda yaşadığı psikolojik bir bağlanma korkusu. Farklı kültür ve farklı ailelerde yetişen kişiler karşı tarafa bağlanarak kendilerini bu zorlu kurumun içine sürüklemek istemez. Evlilikte çoğul düşünerek bu doğrultuda kararlar alması gereken bireyin yaşadığı olumsuz duygu evlilik korkusunu oluşturur.
Evlilik korkusunun nedenleri
Evlilik korkusunun en büyük nedeninin çevresel ve ailesel faktörler olduğunu belirten Dr. Yavuz sözlerine; ‘’Kişinin ailesinde anne ve babanın mutsuz ve sürekli tartışıyor olması bu korkuyu doğurabilir. Ayrıca kişinin çevresinde yaşayan evli çiftlerin kavgalarına ya da tartışmalarına şahit olması da bu korkunun artmasına sebep olabilir. Kişi çelişkiler yaşar kendisinin de mutsuz bir birlikteliğinin olacağına inanır. Evlenmekten vazgeçer ve evlilik kurumuna olan ilgisi de zamanla yok olur. Ayrıca uzun süre yalnız yaşayan bir insan başka biriyle birlikte yaşamayı kabul etmekte zorlanabilir ve evlilikten kaçabilir. Fakat bu durum mutlu bir ailede yaşamış çocuklarda da görülebilmektedir. Bunun nedeni ise mutlu bir ailede büyüyen çocuğun mükemmeliyetçi bir ruh halinde olması ve karşı taraftan da bunu beklemesidir. Kısacası, mükemmeliyetçi olmak da bu korkunun oluşmasına sebep olabilir’’ şeklinde devam etti.
Boşanma fikri evlilikten soğutuyor!
evlilikkÜlkemizde ailevi ve çevresel baskılar nedeniyle boşanmanın zor olmasının da evliliği engellediğini belirten Dr. Yavuz, evlenen çiftlerin ne olursa olsun boşanamayacağını düşünmesi ve düğün, nişan gibi geleneksel uygulamaların getirdiği stresin de insanları evlilikten uzaklaştırdığını vurguladı. Daha iyi eş bulma düşüncesi de, evliliği zorlaştıran nedenlerden biri. Adayları, ekonomik, kültürel ve eğitim alanında sürekli başkalarıyla kıyaslamak bir süre sonra kişiyi kronik bekarlığa götürebilir.
Evli bir erkek, bekar ama sevgilisi olan bir erkeğe göre her zaman daha sadık olmak zorundadır. Bekar erkeklerin kaçamakları affedilir olabilir ama konu evlilik olunca, aynı hoşgörüden söz edilemez. Evlenince ev işlerine katkı sağlamak, anne ve baba olmak, ileride çocuğa iyi bir yaşam sunmak ve özgürlüğün kısıtlanması (halı saha maçları, eğlence mekanları vs.) ihtimali de kişileri evlilikten uzaklaştırabilir. Bu kişiler evlilik sürecinde hayatlarının giderek monotonlaşacağını düşünerek evlilikten uzak durur.
Evlilikten korkan insanlar daha çok bekar ve yalnız yaşayan insanlarla görüşmek ister. Fazla mükemmeliyetçi düşünürler ve evlilikle ilgili sorulara çelişkili cevaplar verirler.
Bu karakterdeki insanların evlenmesi riskli
Narsist ve egoist kişilik bozukluğu olanlar evliliklerinde büyük sorunlar yaşayabilir. Sosyal uyum bozukluğu ya da asosyal kişilik bozukluğu onların evlilikleri eğer eşlerden biri fedakâr değilse genellikle boşanma ile sonuçlanır. Aileler kişilik bozukluğu olan çocuklarını evlenince normale döneceği düşüncesinden kurtularak evlilikten uzak tutmalıdır.
Beynimizin accumbens bölgesindeki D1, D2, D3 reseptörlerinden D1’in yetersiz kaldığı ya da D2’nin aşırı etkin olduğu bireyler de evliliğe yatkın değildir. Bu kişilerde hastalık derecesinde çapkınlık söz konusudur. Maalesef D1 ve D2’nin çalışma fonksiyonlarını gösteren pratik bir test henüz mevcut değildir.
Evlilik korkusunu yenmek için…
Evlilik korkusunu yenmek için kişinin özgüveni kadar başkalarına da güvenmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Yavuz, bu korkuyu yaşayanların, paylaşmayı öğrenmeleri ve önyargısız olmaları gerektiğini belirtti.
‘’Evlilik korkusu yaşayanlar doğru bir ilişkiden neler beklediğini tam anlamıyla düşünmelidir’’ diyen Dr. Yavuz sözlerini ‘’Düzgün, düzenli ve disiplinli yaşamak, kişisel başarının anahtarlarından biridir. Sağlıklı toplumlar, sağlıklı ailelerden oluşur. Sağlıklı evlilikler bir toplumun en sağlam dinamikleridir. Bu nedenle düzenli, başarılı bir yaşam ve sağlıklı, uzun ilişkiler yaşayabilmek için gerekirse psikolojik destek alınmalıdır’’ şeklinde tamamladı.
Kaynak:İvillage
Ayrılığın Üstesinden Gelebilirsin
Unutmak mı beklemek mi? Yol ayrımında olmak en zoru… Peki, ne yapmalısınız?
BAZEN BEKLEMEK GEREKİR
Aslında şöyle bir sakinleşip düşünmek gerekir. Çünkü biten ilişkiler, ardında her iki taraf için de cevaplanmamış sorular bırakırlar. Bu nedenle ilk yapmanız gereken ilişkinin gerçekten bitip bitmediğini anlamaya çalışmaktır. Neticede sevgiliniz sizden ayrılacağını söylemiş olsa da son bir şans her zaman vardır.
PEKİ, NE YAPMALISINIZ?
Cevap son derece basit: Biraz beklemelisiniz. Nasıl mı? O sizi aradıktan sonra onu aramayın. Gerekirse odanızdaki telefonun kablosunu çekin, cep telefonunuzu kapatın.
UNUTMAK İÇİN NE YAPMALI?
İstenilmediğinizi düşünmeyin.
Gerekirse ağlayın ama kendinizi fazla hırpalamayın.
Size keyif veren işlerle uğraşın.
Mutsuz hissettiğinizde çikolata yiyin.
Spor yapın, dans edin, şarkı söyleyin.
Egonuzu okşayan insanlarla birlikte olmaya çalışın.
Bulunduğunuz şehirden birkaç günlüğüne uzaklaşın.
Güne ılık duş alarak başlayın.
Acımı hafifletebilir düşüncesiyle yeni bir ilişkiye asla başlamayın
Aşkın Mührü erotizm
Sevgilinin dudağına kondurulan buse çok şey anlatır derler… Dudak ucundan ruha uzanan o büyülü dokunuş sessiz konuşmadır aslında.
EROTİK DUYGULAR UYANDIRAN AŞK OYUNU
En basit öpüşme, kişinin dudaklarını eşinin dudakları üzerine bastırması. Bastırma başlangıçta hafif olabilir, fakat öpüşme geliştikçe bastırma artar. Bazı çiftler bu tür öpüşmeden daha ileri gitmezler. Oysa bu kadarıyla kaldığı sürece öpüşme, aşırı erotik duygular uyandıran bir aşk oyunu sayılmaz.
DERİN ÖPÜŞME UYARIYOR
Kişinin dudaklarını eşinin dudakları üstüne bastırmasının belli bir haz sağladığı doğru. Fakat daha fazlası yani gerçek bir erotik heyecanlandırma olmuyor. Öte yandan derin öpüşme, ya da bazı kültürlerde Fransız usulü öpüşme diye bilinen ve dilin de kullanıldığı öpüşme türü bu ilk öpüşmeye göre oldukça üstün uyarıların kaynağı.
Kaynak:Cosmotürk
etegimin basıma getirdikleri,etekle ilişki erotik seks
ben henüz 18 yaşındayım, liseyi bu sene bitirdim ve üniversiteye kayıt yapmaya hazırlanıyorum. herkesin çıtır diye tabir ettiği henüz tazecik bir kızım. yaklaşık 1,69 boylarında esmer 45-50 kg, ağırlığında siyah düz saçlı bir kızım. bazen aynada kendime baktığımda genellemenin ne kadar üstünde bir kız olduğumu görebiliyorum. her neyse belediye otobüsünde başımdan geçen bir hikayeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. ankara keçiören oturuyorum ve üniversite hazırlık kursuna kızılay dershanesine gidiyordum. dershane öğleden sonra idi ve çıkış bir hayli geç saatlere kalıyordu. burada yaşayanlar bilirler cumartesi günleri hele dershane çıkış zamanı akşamları otobüslerin ne kadar dolu olduğunu. otobüs zaten dolu gelir ve herkes durakta o dolu otobüse hücüm eder. yine bir cumartesi günü dershane çıkışı keçiören otobüsünü durakta bekliyorduk. hava yağmurlu durak tıklım tıklımdı. otobüs geldi ve doluydu. bilirsiniz ukarus marka otobüsleri kağnı gibi gider ama çok fazla yolcu alır. önden binmeye çalıştım ama imkansızdı ve şoför orta ve arka kapıyı açtı bende arkadan bindim. üzerimde kabanım vardı, içimde ise diz üstünde bir etek giymiştim. dizime kadar olan bir çorap vardı bacaklarımda. neyse otobüse arkadan bindim ve zorlukla en arka köşeye gidebildim. benim arkamdan da birçok kişi bindi otobüse ve artık herkes birbirinin üzerindeydi sanki. benim yüzüm otobüsün arkasına bakar bir vaziyette idi ve yanımda sağımda solumda erkekler vardı.ben onlarla temas etmemeye çalışıyordum ama nafile köşeye öyle bir sıkışmıştım ki neredeyse yüzüm otobüsün arka camına yapışmıştı. otobüs hareket etti ama trafik çok kalabalık ve yağmur olduğu için kağnı gibi yol alıyorduk. hareket ile birlikte biri sağ biri sol tarafımda olmak üzere kalçalarıma aşırı baskı hissetmeye başladım. baskı belli bir süre sonra belli noktalarda sanki dürter gibi his duymamı sağlamaya başladı. belli ki arkamdaki iki erkek erkekliklerini kaldırmış ve götüme dayamaya başlamışlardı. önceleri kalçalarımın yan taraflarına gelen erkek organları birinin hamlesiyle değişti ve adam tam arkama dayandı. erkekliği çok kalkmıştı ve neredeyse götümü delecek gibi tam hedefine baskı yapıyordu. otobüsün dur kalk hareketleri ile beraber o sertlik hedefe doğru gidiyor ve geliyordu. engel olmayı düşündüm fakat her yanım erkekti ve kımıldayacak yer yoktu. katlanmaya karar verdim yapacak başka bir şey yoktu. arkamdaki adam gidip gelirken her iki tarafımdan da baskılar artmıştı yani üç kişi götümün her yanına dayamıştı organlarını. bir ara bir el hissettim sol tarafımda ben ses çıkartmayınca cesaretlendi herhalde ve götümü ellemeye sıkmaya başladı. ne yalan söyleyeyim o üç adam haricinde kimse görmüyordu bu olanları ve yapacak fazla bir şeyimde yoktu ve yavaş yavaş zevk bile almaya başlamıştım. ben engel olmadığım için elleme gittikçe hoyratlaşmaya kabalaşmaya başlamıştı. adam neredeyse kıçımı parçalayacak sandım. tam o anda ikinci bir el bu kez daha cesaretli bir eldi bu, yavaş yavaş eteğimi kaldırmaya ve elini çıplak götüme değdirmeye başladı. kızarmıştım ama kimse görmüyordu. bağırmak engellemek istiyordum ama bir yandan da içimdeki ses bırak diyordu. ikilem içinde içimden gelen arzuların rüzgarına bıraktım kendimi. daha önce birkaç kez öpüştüm oramı buramı sıkıştırdılar ama hiç kimseyle beraberliğim olmadı. tek cinsel deneyimim mastürbasyondu. otobüste üç adamın götüme yaptıkları baskılar ellemeleri sıkmaları çok hoşuma gitmeye başlamıştı. herhalde o üç adam artık birbirlerinden cesaret alıp tüm hareketlerini serbest bırakmışlar ve üçü beraber hareket etmeye başlamışlardı. artık iki el de götümdeydi ve mıncıklıyorlar ve sıkıyorlardı. arada bir kilodumu sıyırmaya çalışıyorlar ama bir türlü beceremiyorlardı. olmaz demeyin oluyor, banada anlatsalar inanmazdım ama eteğim arka tarafımdan iyice yukarı çekilmişti artık ve götüm külotlu bir şekilde artık tamamıyla meydandaydı
Güzel Öpüşme ipuçları, Öpüşme Teknikleri, En iyi Öpücük, ilk öpücük,
Sizin Favoriniz Hangisi? Çoğu kişiye göre iki tür öpücük vardır, yanaktan ve dudak dudağa… Profesör Willam Cane’e göre ise öpüşmenin tam 25 çeşidi var.
Öpüşme çeşitleri üzerine yıllar süren bir araştırma yapan ve araştırma sonuçlarını ”The Art of Kissing-Öpüşme Sanatı” isimli kitabında toplayan Prof. Cane’in öpüşme çeşitlerine ilgisi ergenlik çağlarında başlamış. Sevgilisi, öpüşürken gözlerini açık tutmasından şikayet edince, Cane hemen kütüphanenin yolunu tutmuş ve öpüşmenin nasıl yapılması gerektiğini anlatan bir kitap aramaya başlamış. Böyle bir kitap bulamayınca da kafayı bu konuya takmış ve yıllar boyunca öpüşme hakkında her türlü bilgiyi bulup derlemeye başlamış.
Bugün 44 yaşında ve halen bekâr olan (öpüşme stilini eleştiren ilk aşkını asla af etmemiş) Prof. Cane, ulusal öpüşme uzmanı olarak o üniversite senin, bu üniversite benim dolaşıp duruyor ve bu üniversitelerde öpüşme konulu konferanslar veriyor.
”Öpüşme konusunda öğrendiğim ilk şey, insanların üçte ikisinin öpüşme sırasında gözlerin açık tutulmasını doğru bulmadıkları oldu”, diyor Cane, ”İlk aşkım çok da haksız değilmiş”…
Cane’in araştırması cinsiyetler arasında da çeşitli farklılıklar olduğunu ortaya çıkartmış. Örneğin kadınlar, boyun ve kulaktan öpülmekten erkeklere göre on kat fazla haz alıyorlarmış. Erkeklerin en fazla hoşlandıkları öpüşme şekli ise ”Fransız usulü” imiş. ”Erkekler daha ilk buluşmada bile dillerini kullanmaktan çekinmiyorlar”, diyor Cane, ”Kadınların yarısı ise bu tür öpüşmeyi itici buluyorlar”.
Cane’e göre kadınlar, kocaları ya da sevgilileri tarafından daha uzun sürelerce öpülmekten hoşlanıyorlar. Profesör William Cane’in kitabında ayrıntılarıyla anlatılan 25 çeşit öpüşme stili arasında tatlı öpücük, kelebek öpüşü gibi ilginç isimler geçiyor.
Cane’in favori öpüş stili ise bir öğrencisi tarafından kendisine anlatılan ”lip-o-suction” metodu.
İşte size bir kaç örnek. Sizin favori öpücüğünüz hangisi?
lip-o-suction öpüşme: Özellikle ABD’li gençler arasında moda olan bu stilde çiftlerden biri diğerinin alt dudağını emerken, diğeri onun üst dudağını emiyor.
Vakum öpüşmesi: Partnerin akciğerlerindeki ve ağzındaki havaya emmeye çalışarak gerçekleştiriliyor. Saçma bulduğunuzu söylüyorsanız, insanların yüzde ellisinin bu öpüş stilini en az bir kere denemiş olduğunu da bilin.
Elektrikli öpüşme: 1930 ve 1940′lı yıllarda popüler olan bu öpüşme şeklinde, öpüşecek çift ayaklarını uzun süre halıya sürterek vücutlarına statik elektrik yüklüyorlar. Dudaklar birleşirken de vücutlardaki elektrik birbirlerine boşalıyor. Arkadaşlarınıza hava basmak için karanlıkta deneyin.
Baştan çıkartma öpücüğü: Hiçbir şey yapmadan oturan eşinizi üç dakika boyunca istediğiniz gibi öpüyorsunuz. Sonra sıra onda…
Tepetaklak öpüşme: Kadın yatıyor ya da oturuyor, erkek ayakta duruyor. Öpmek için üzerine doğru eğildiğinde her zamankinden farklı görünüyor (belki de daha yakışıklı)… Prof. Cane’e göre farklı bir stilmiş.
Göz öpüşü: Tam softilere göre… Partnerinizin gözlerini hafif bir dokunuşla kapatın, dudaklarından başlayıp gözlerine doğru öpmeye başlayın.
Şeker öpücük: Ağzınızdaki şeker ya da çikolatayı sevgilinizin ağzına geçirin. Çeşitli içkiler de kullanabilirsiniz ama üstünüzü başınızı berbat etmemeye dikkat.
Şapırtılı öpüşme: En gürültülü öpüş şekli. Öpüşmenin ardından dudakların şapırdayarak ayrılması prensibine dayanıyor. Öpüşenler için tutkulu, seyirciler için iğrenç olabilir.
Kayan öpüş: Küçük öpücüklerle yüzünde ve vücudunda dolaşın. Gizli zevk noktalarının keşfi için ideal.
Sualtı öpüşmesi: Duşta, yüzme havuzunda veya denizde deneyin. Gözlerinizi kapatmayı unutmayın.
Konuşan öpücükler: Bir yandan konuşurken bir yandan öpüşün. En iyi sonuç tatlı fısıltılarla alınıyor. (gecce)
Cinsel IQ’nuz kaç?
Cinsel IQ’nuz kaç?
Avrupa Cinsel Tıp Derneği’nin Londra’daki kongresinde ünlü kadın seksolog Dr. Carmita Abdo, erkeklerin cinsel tatmin ve mutluluğunu ölçen 10 soruluk bir ‘Cinsel IQ’ testi sundu.
Dr. Abdo’nun geliştirdiği test, cinsel yaşamın ve seksin kalitesini ölçmek için uluslararası standartlar içeriyor. Yani ülkelere göre değişen bir şey değil, her yerde geçerli… Brezilyalı Dr. Abdo, Sao Paulo Üniversitesi Tıp Fakültesi yöneticilerinden. Psikiyatri Enstitüsü Cinsel Bozuklukların Tedavisi Kliniği’nin başında. Hazırladığı test, ereksiyon kalitesiyle cinsel tatmin arasında doğrudan bağlantı olduğunu gösteren araştırmalardan yola çıkılarak geliştirildi. Cinsel ilişki kalitesi, ön sevişme, ereksiyon, cinsel birleşme ve orgazm gibi ilişkinin tüm aşamalarını kapsayan 10 soruluk bir anket. Dr. Abdo, cinsel IQ testinin, kişinin cinsel tutumlarını hem duygusal hem de fiziksel açıdan değerlendiren basit fakat etkili bir çalışma olduğunu söylüyor. Dr. Abdo’ya göre, cinsel IQ, ‘yatakta iyi olmak’ konusunda objektif bir değerlendirme sağlıyor. ‘Böylece her zaman büyük ilgi ve spekülasyon konusu olan cinsel performansın yeterince iyi olup olmadığı değerlendirilebiliyor’ diyor.
10 soruluk test
Bu test erkekler için hazırlanmıştır. Cinsel yaşamlarının son altı ayına bakarak aşağıdaki 10 soruya cevap vermeleri gerekiyor. Cevaplardan her biri, cinsel doyumun sıklığına ve derecesine bağlı olarak 1 ile 5 arasında bir puanla değerlendiriliyor. Hiçbir zaman seçeneği 1 puan, nadiren 2, zaman zaman 3, çoğu zaman 4, her zaman 5 puan olarak hesaplanıyor. Puanların toplamı 2 ile çarpıldığında 100 üzerinden ‘Cinsel IQ’ puanı ortaya çıkıyor. Yalnız burada önemli bir nokta var. Lütfen sorulara dürüst yanıtlar verin.
1. Libidonuz cinsel ilişkiyi başlatmaya yetecek kadar yüksek mi?
1 2 3 4 5
2. Cinsel çekiciliğinizin, partnerinizi yatağa gitmeye ve doyurucu bir cinsel ilişkide bulunmaya yöneltecek kadar yüksek olduğunu düşünüyor musunuz?
1 2 3 4 5
3. Ön sevişme sürecinin hem sizin hem de partneriniz için zevkli ve doyurucu olduğunu düşünüyor musunuz?
1 2 3 4 5
4. Partnerinizin cinsel doyuma ulaşması sizin cinsel performansınızı etkiliyor mu?
1 2 3 4 5
5. Ereksiyonunuzu, cinsel ilişkiyi doyurucu bir orgazmla sonuçlandırmaya yetecek kadar koruyabiliyor musunuz?
1 2 3 4 5
6. Cinsel olarak uyarıldığınızda, penisiniz, cinsel ilişkiyi doyurucu bir orgazma taşıyacak kadar sertleşiyor mu?
1 2 3 4 5
7. Cinsel etkinlik sırasında penisinizin sertliğini koruyabiliyor musunuz?
1 2 3 4 5
8. Boşalma sürecinizi kontrol edebiliyor ve böylece cinsel etkinliği siz istediğiniz sürece uzatabiliyor musunuz?
1 2 3 4 5
9. Seks sırasında orgazm olabiliyor musunuz?
1 2 3 4 5
10. Cinsel performansınız sizi yatakta daha maceracı olmaya (örneğin farklı pozisyonlar denemeye, vb.) veya daha sık seks yapmaya yöneltiyor mu?
1 2 3 4 5
Sonuçlar
80-100
Ateşli aşk yaşamı
Cinsel bakımdan kendimden çok memnunum ve seks yaşamımın zevkini sonuna kadar çıkarıyorum. Ön sevişme, ereksiyon, orgazm, her şey iyi.
60-80
Sıcak aşk yaşamı
Seks yapmaktan zevk alıyorum, fakat geliştirmem gereken bazı noktalar var. Örneğin belki biraz ön sevişmeden daha fazla zevk almaya çalışmam gerekiyor.
40-60
Soğuk aşk yaşamı
Cinsel yaşamımın daha iyi olabileceğini görüyor, üzülüyorum. Bu konuda en büyük sıkıntım yeterince konsantre olamamam.
20-40
Hayal kırıklığı
Seks yaşamımdan yeterince doyum sağlamadığımı hissediyorum. Sorun nerede acaba? İstesem de olmuyor. Ciddi bir ereksiyon problemim var.
0-20
Sadece hüsran
İyi bir kitaptan, seks yaşamımdan aldığım zevkten daha fazla zevk aldığım şeklinde ciddi endişelerim var. Ya da ne bileyim bir futbol maçından.





